Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, 1-31 Mayıs Cilt Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında değerlendirmelerde bulundu.
Reklamdan çok bilimsel içerik ve formülasyon önemli!
Kozmetik ürünlerin günümüzde yalnızca estetik amaçlarla değil, aynı zamanda cilt sağlığını desteklemek amacıyla da kullanıldığını ifade eden Kimya Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Ancak burada önemli olan, kullanılan ürünün içeriği, formülasyonu ve kişinin cilt tipine uygunluğudur. Bazı kozmetik ürünler cilt bariyerini destekleyip nem dengesini korurken, bazıları yalnızca geçici estetik etki sağlamaktadır. Özellikle hyaluronik asit, niasinamid ve seramid gibi aktif içerikler cilt bariyerini destekleyen ve biyolojik etki gösteren maddeler arasında yer almaktadır. Buna karşılık ışık yansıtan pigmentler veya geçici sıkılaştırıcı ürünler daha çok kozmetik görünüm sağlamaktadır. Bu nedenle kozmetik ürünlerin değerlendirilmesinde reklamdan çok bilimsel içerik ve formülasyon önemlidir.” dedi.
SPF ürünleri yalnızca estetik değil, koruyucu biyokimyasal ürünler de…
Güneş koruyucu ürünlerin bilimsel etkinliği en güçlü şekilde kanıtlanmış kozmetik ürünler arasında yer aldığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “UV ışınları ciltte DNA hasarına, erken yaşlanmaya ve uzun vadede cilt kanserine neden olabilmektedir. Düzenli kullanılan SPF ürünleri UV ışınlarını absorbe ederek veya yansıtarak cildi korur ve melanom gibi cilt kanseri risklerini azaltabilir. Bu nedenle SPF ürünleri yalnızca estetik değil, aynı zamanda koruyucu biyokimyasal ürünlerdir. Özellikle cilt tipine uygun güneş koruyucunun seçilmesi ve doğru kullanılması büyük önem taşımaktadır.” diye konuştu.
Bronzlaşma, cildin UV hasarına verdiği savunma cevabı
Toplumda yaygın olan “sağlıklı bronzlaşma” algısının bilimsel açıdan doğru olmadığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Çünkü bronzlaşma, aslında cildin UV hasarına karşı verdiği savunma cevabıdır. UV ışınları cilt hücrelerinde DNA hasarına yol açar ve buna karşı melanin üretimi artar. Bu durum kısa vadede bronz görünüm sağlasa da uzun vadede kırışıklık, lekelenme ve cilt kanseri riskini artırabilmektedir. Günümüzde UV olmadan bronz görünüm sağlayan self‑tanner ürünleri bulunsa da bu ürünlerin uzun dönem etkileri konusunda daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç vardır.” ifadesinde bulundu.
Bilinçsiz ürün kullanımı cilt bariyerine zarar verebilir
Kozmetik ürünlerin yanlış kombinasyonlarla kullanılmasının cilt sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Özellikle yoğun parfüm içeren ürünler, esansiyel yağlar, yüksek oranlı asitler ve yanlış aktif içerik kombinasyonları ciltte irritasyon, hassasiyet ve bariyer bozulmasına yol açabilmektedir. Retinol, AHA, BHA ve yoğun vitamin C serumlarının aynı anda kullanılması cildi tahriş edebilir. Ayrıca kayıt dışı veya içeriği belirsiz ürünlerde bulunan steroidler ya da kontrolsüz hidrokinon kullanımı ciddi dermatolojik sorunlara neden olabilir. Burada önemli olan nokta, ürünlerin doğru dozda ve uygun sıklıkta kullanılmasıdır.” şeklinde konuştu.
Doğal ürün her zaman güvenli anlamına gelmez
Son yıllarda “doğal” ve “organik” etiketli ürünlere ilginin arttığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Bu ürünlerin otomatik olarak daha güvenli olduğu düşüncesi doğru değildir. Doğal içerikler de alerji, irritasyon veya fototoksisite oluşturabilir. Bilimsel açıdan güvenliği belirleyen temel unsur; ürünün doğal olması değil, iyi formüle edilmiş olmasıdır. Bu nedenle ürün seçiminde yalnızca pazarlama ifadelerine değil, bilimsel verilere ve uzman görüşlerine dikkat edilmelidir.” dedi.
Cilt tipine uygun olmayan ürün kullanımının da önemli dermatolojik problemlere yol açabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Yanlış ürün seçimi ciltte kuruluk, akne, hassasiyet, egzama, kızarıklık ve pigmentasyon sorunlarını artırabilir. Özellikle sosyal medyada önerilen yoğun aktif içerikli ürünlerin bilinçsiz şekilde kullanılması cilt bariyerine zarar verebilmektedir. Bu nedenle kişinin kendi cilt tipini tanıması ve ürün seçiminde uzman desteği alması oldukça önemlidir.” diye konuştu.
Sürekli yeni ürün denemek riskli!
Günlük cilt bakım rutininde temel amacın cildin biyolojik bariyerini korumak olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, şöyle devam etti:
“İyi bir rutin; nazik temizleme, uygun nemlendirme ve düzenli güneş koruyucu kullanımından oluşmalıdır. Aşırı peeling yapmak, sürekli yeni ürün denemek veya sosyal medyada yayılan limon sürmek, karbonat peelingi yapmak gibi bilimsel dayanağı olmayan uygulamalar cilt sağlığını riske atabilir. Ayrıca çok sayıda ürünü aynı anda kullanmak her zaman daha iyi sonuç vermez. Çoğu zaman minimal, dengeli ve sürdürülebilir bir bakım rutini daha sağlıklı sonuçlar sağlamaktadır.”
Trendlere dikkat!
Sosyal medyada fenomenlerin önerdiği kozmetik ürünlerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Bu öneriler tamamen yanlış olmasa da çoğu zaman bilimsel veri, kişisel deneyim ve pazarlama stratejilerinin birleşiminden oluşmaktadır. Özellikle sponsorlu içerikler ve mucize sonuç vaat eden ürünler tüketicileri yanıltabilmektedir. Fenomen etkisiyle bilinçsiz ürün kullanımı ciltte irritasyon, hassasiyet ve uzun vadeli hasarlara yol açabilir. Bu nedenle kozmetik ürün seçiminde sosyal medya trendlerinden çok bilimsel yaklaşım esas alınmalı; dermatolog, eczacı veya alanında uzman kişilerden destek alınmalıdır. Çünkü her cilt farklıdır ve doğru ürün seçimi kişiye özel değerlendirme gerektirir.” ifadesinde bulundu.
Pazarlama odaklı tercihler cilt sağlığını olumsuz etkileyebiliyor
Kozmetik ürünler doğru kullanıldığında cilt sağlığını destekleyebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Öznur Eyilcim, “Ancak bilinçsiz kullanım ve pazarlama odaklı tercihler cilt sağlığını olumsuz etkileyebilir. Sağlıklı yaklaşım; cilt tipine uygun, bilimsel temelli, dengeli ve uzman görüşüyle desteklenen bir bakım rutini oluşturmaktır. Özellikle sosyal medya etkisinin yoğun olduğu günümüzde, ürün seçimlerinin yalnızca fenomen önerileriyle değil; dermatolog, eczacı veya alanında uzman kişiler tarafından yapılan değerlendirmeler doğrultusunda yapılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü her cilt yapısı farklıdır ve doğru ürün seçimi kişiye özel bir yaklaşım gerektirir. Uzman görüşü almak, hem yanlış ürün kullanımına bağlı oluşabilecek cilt problemlerini önlemek hem de uzun vadede cilt sağlığını korumak açısından en güvenilir yaklaşımdır.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı



